PAYLAŞAMADIKLARIMIZ
'Arkadaşıma bir süredir yaptıklarından, bana olan davranışlarından dolayı kızgınlık duyuyordum. Ancak bunu onunla paylaşmak yerine içime attım. Ama artık dayanamaz hale geldim. Geçen gün onunla bir araya geldiğimizde, aslında yaptığı herhangi bir olumsuzluk olmamasına rağmen kendimi ona bağırırken buldum'.
'Ben çok sakin bir insanım. Ancak bazen ben bile kendimi tanıyamıyorum ve içimdeki canavar ortaya çıkıyor'.
Bu ve buna benzer söylemlerle çok karşılaşıyorum. O an düşündüklerimizi ve hissettiklerimizi paylaşırsak karşımızdakini kıracağımızı düşündüğümüz için engelliyoruz kendimizi ve söylemiyoruz. Oysa sonrası çok daha olumsuz ve çözümlenmesi güç olaylara sebep oluyor.
Hiç büyümeden, büyütmeden paylaşabilmek daha az zarar verici diye düşünüyorum. Ama korkarım pek çok insan paylaşmak yerine biriktirmeyi tercih ediyor. Eşimizle, çocuğumuzla, anne babamızla ve arkadaşlarımızla yaşadığımız ve bizi olumsuz düşüncelere ve duygulara yönelten her şeyi yerinde ve zamanında paylaşıp tüketmeliyiz. Tüketmediğimiz ve paylaşamadığımız konular daha sonrasında beklenmedik bir zamanda baş edilmesi güç takıntılara ve olaylara dönüşebiliyor.
Hiçbir şey çözümsüz değildir. Kendinize eziyet etmeden ve karşınızdaki kişiye de patlama yaşamadan bu durumu çözmek mümkün.
Neden paylaşamaz insan? Öncelikle söyleyeceklerinin karşısındakini inciteceğini ya da kıracağını düşünebilir. Zarar vereceği ve üzeceği endişesi ile olumsuz düşünce ve duygularını ifade etmekten kaçınabilir. Bu tür düşünce ve duyguları paylaşmamakta hiç beklenmedik bir anda daha büyük bir patlamaya sebep olabilir.
Karşısındaki insanın kendisini dinlemek istemeyeceğini ve anlayamayacağını düşündüğü için paylaşmak istemeyebilir.
Geçmişinde yaşadığı ve üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı tartışmalı ortamlardan kaçınmak için paylaşmak istemeyebilir. Birkaç kişi ile yaşamış olduğu olaylar sonucunda genellemeler yapmasına ve önyargılı davranmasına sebep olur.
Kimi zamanda insan kendi dürtülerinden ve söyleyeceklerinden endişe duyduğu için paylaşmak istemeyebilir. Tepkilerinin çok sert olabileceğini düşünebilir.
Kimi zamanda paylaşmamız gereken kişi ile değil de, hiç ilgisi olmayan yakınımızdaki insanlara karşı daha tepkisel davranırız. Biliriz ki bizim yanımızda olan bize destek olan kişidir ve bizi terk edeceği kaygısı yaşamayız. Kan bağı ve bize ihtiyacı olan kişilerin bizi terk etmeyeceğini bilmek her istediğimizi söyleme hakkına sahip olduğumuz şeklinde bir inanç geliştirmemize sebep olur.
Birikimler ve paylaşılmayanlar bir zaman sonra bir yerden çıkmak isteyecektir. Çıkış noktası çok daha agresif, çok daha istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Bu sebeple gelin biriktirmeyin, kocaman bir sorun haline dönüşmeden paylaşmayı deneyin.
Uzm.Psikolog Füsun Budak |